Haftalık Yazılar

Hikaye Başlar…

0dc247c07eee71a72cf9409729fb3455_m

Ben Kimim?

Kendi motosikletini daha sürmeyi doğru düzgün öğrenmeden otoparktan kaçırıp süren,çalışmak iyi bir şey olsaydı üzerine para vermezlerdi anlayışını benimseyen ama malesef ki kapatilist dünya’nın gerçekleri çalışmak zorunda olan, Ankara doğumlu olup İstanbul’da yaşayan,su altına meraklı fırsatı olursa yıldızlarını tamamlamak isteyen,yazımı okuyan çoğu arkadaşımın yaşı kadar satış tecrubesi olan,iki teker her motoru ayırt etmeden selamlayan, yurtiçi ve yurtdışı uzun kısa sayısız defa motosiklet gezen, özgürlüğe inanan, yemeyi içmeyi seven, iyi bir yemek için yolunu hiç düşünmeden değiştiren, kitap okumak için fırsat yaratan, kendi gibi motosiklet sevdalısı bir hayat arkadaşı olan, birlikte kullanıp birlikte gezdikleri motosikletleriyle hayatı güzel bir sürüşe çevirmeye çalışan bir motosiklet sevdalısıyım.

“Yavaş yavaş ölüyoruz dedi kaplumbağa” “Haklısın” dedi kelebek,”ne uzun bir gün” sözü özetliyor aslında beni.

İlk motosikletimi aldım daha ehliyetim yok.Kursa gidiyorum ders almaya başlayacağım. Vasfi Hocam sordu. (Buradan selam olsun)“Bisiklet dengen nasıl?” “Hocam hiç bisiklete binmedim. Bilmiyorum dengem nasıl olur?” Deneyelim bakalım dedi nasıl kullanacaksın. Hava hafif soğuk kışa doğru.Üzerimde de arabamala gittiğim için ince bir kazak var. Rüzgar da hisettiriyor ince kazağın deliklerinden. Hocamla ilk sürüşümü yapmak için piste gittik. Kime ne ben motora bineceğim. Soğuk bana dokunmaz ki heyecan var, mutluluk var soğuk mu hissedilirmiş. Piste gidince heyecanımı anlatacak kelime icat edilmemiş. Kalbim yerinden fırlayacak elim titriyor. Belli etmemek lazım ama bir taraftan da korkuyorum.Ya bisiklet dengem yoksa,ya kullanamazsam, ya düşersem daha hiç kullanamadan. Vasfi Hocam işte dedi “bu gaz , bu ön fren , bu da arka fren.Dönerken bacaklarını kullanabilirsin .Sür bakalım nasıl süreceksin. Aşağıdan dön gel sürüşüne göre sana nasıl öğreteceğime karar vereceğim” dedi. Soğuk havada bir aşağı bir yukarı gidip geldim.Döneceğim zaman ayaklarımı yere koyup yavaş yavaş dönmeye çalıştım. Keyiften soğuk işlemiyor ki sonra arabaya bindiğimde anladım soğuğun içime işlediğini,dişlerim birbirine vuruyor,konuşamıyorum,direksiyonu tutamıyorum.

Akşam mutluluktan çok az uyuyabildim. Rüyamda da motor kullandım. Dünyadaki en güzel şeydi benim için. İkinci dersten sonra bisiklete binmeyi bilmeyen ben motosikletimi otoparktan kaçırdım. Trafikte tur attım en geniş caddelerden döndüm. Çünkü dönüşlerim çok kötüydü. Bir ara dönen bir araçla çok yaklaştım. Ya da heyecandan bana öyle geldi. Otoparka tek parça girdiğimde küçük dağları ben yaratmıştım. Herşeyi yapabilirdim,mutluydum,keyifliydim,en büyük hobim ve tutkum olan motor ile sonunda kavuşmuştuk Sonrasııı ise sonraa.

Tekerinize taş değmesin.
Kemal Demir.

Yorum Ekle