Haftalık Yazılar

Yol Onundu…

c5f7f8ba22bc61faa6aa803ae1139d1d_m

Nedir?

Dünyanın gürültüsünden kaçtığın, doğayı içinden geçerek tanıdığın, kokladığın, farkına vardığın makinedir aslında motosiklet. Kendinle kaldığın makinedir. Film seyretmekle film çevirmek gibidir. Araba ile giderken camın içinden bakarsın, filmi seyrediyor gibi… Motosiklet ile giderken filmin içinde yaşarsın. Her ayrıntıyı görürsün; yoldaki küçük çakılı, çimlerin ne zaman sulandığını anlarsın, ağaçların kokusunu duyarsın. Hissedersin. Hepsi önemlidir. Tabii ne kullanacağını, nasıl kullanacağını bilmek de önemlidir.

İki tip motosiklet sürücüsü vardır. Biri düşmüş biri de düşecek. Acı; ama gerçek. Ben de düşenlerdenim. (Defalarca. 🙂 ) Bunu unutmuyoruz ve hiçbir zaman çok cesaretli davranmıyoruz. (Tipik son sözlere gerek yok.) Bir de ‘Yol benimdi’ meşhur son sözü vardır. Hep derim: “Mezar taşında ‘yol onundu’ yazdırma.” Adam geliyor işte karşıdan, yol senin olsa ne olur? Kaç kenara. 🙂

Yeni motosiklet alacak arkadaşlarım; motosiklet seçimi, neler yapmalıyız, nasıl kullanalım’dan bahsetmek istiyorum.

Motosiklet almaya niyet etmişsen zaten tarzına uygun, sevdiğin tipi belirlemişsindir. Ne alacağına karar vermek için motordan ne beklediğine bakacaksın. Nasıl bir sürüş zevki istiyorsun? Önemli. Dağlara bayırlara mı çıkacaksın? Uzun yol mu yapacaksın? Süratli mi gitmek istiyorsun? Vs.

İlk kez kullanacaksanız, tecrübeniz yoksa benim gibi yapmayın. Yüksek cc, ağır model seçmeyin. Yol tecrübeniz yoksa ve 1400cc makine alırsanız olmaz. Rahat kullanmalısınız.

Ayaklar yere tam basmalı, çok önemli. Parmak ucu kabul değil.

Motosiklete de tıpkı ata biner gibi soldan binilir. Zaten tasarımı da buna göre ayarlamışlar, ayaklık solda olur. “Neden soldan binilir?” derseniz; eski zamanlardan kalma bir alışkanlık. Genelde insanlar sağ ellerini kullandıkları ve kılıçlarını buna göre taşıdıkları için ata binerken rahatsızlık vermesin diye. Eskiden kalma, öylesine. Neyse, ayaklar da yere basıyor tam olarak. Motosikleti hareket ettirebiliyor musun, ayaklarınla ileri geri rahat gidebiliyor musun?

Tarzına ve beklentine göre seçtiğin motorunu tanımalısın, parçalarını bilmelisin. Motosikletini en güzel kendin yıkarken tanırsın. Boyası, hangi parçası paslanmış, neresi çizilmiş, buradaki vida nereye bağlı, debriyaj telini nereden geçirmişler, zinciri ne âlemde? Yıkarken hepsini görürsün.

Motosiklet kullanırken en önemli şey trafiği iyi okumaktır. Pistte herkes araç kullanabilir. Dış etkenlerden izolesin; ama trafikte sana bağlı olmayan kişilere dikkat etmek şart; yoksa canın yanar. Hazırlıklı olmalısın. Aniden giderken minibüsten birileri iniverir. Her zaman fren yapmaya hazır olmalısın. “Önümdeki taksi durup ya kapısını açarsa?” Düşünmelisin; “Ne yaparım? Nasıl kurtarırım?” İlerideki köpekler ya peşinden koşmaya başlarlarsa? Düşünmelisin. Çukurlar ve tümsekleri de unutma. Satranç oyuncusu gibi trafiktekilerin neler yapacağını önceden tahmin etmelisin. “Bu iş bu kadar zorsa neden bineyim?” diyorsan; bu söylediklerimi hangi aracı kullanırsan kullan yapmak zorundasın zaten. Bir süre sonra otomatik olur her şey. Düşünmeden yaparsın, işte o zaman keyfi bir başka olur.

Gün gelmiş kendini yoldan geçen motosikletlere bakarken bulursan, rüyanda motosiklet kullandığını görüyorsan, hele seleye bir kere oturmuşsan hastalığı kapmışsındır artık. Geçmiş olsun. 🙂 Her ne kullanırsan kullan; bir kez bu zevki yaşarsan bir daha vazgeçmek istemezsin.

Yolunuz açık olsun,
Tekerinize taş değmesin.
Kemal DEMİR

Yorum Ekle